Kadına şiddet 10 yılda yüzde 1400 arttı

Türkiye’nin en ünlü 8 kadını, SÖZCÜ için bir araya geldi... Kadınların sorunlarını masaya yatırdı...

“Ne za­man bu­lu­şa­ca­ğız?”

“Ak­şa­m”
“Kaç ki­şi­yiz?”
“8… Ye­mek yi­yip soh­bet ede­ce­ğiz… Ka­dın ka­dı­na…”
“Ken­di­mi­zi ko­nu­şa­ca­ğız
ya­ni…”
“Ay­nen öy­le… Sa­at 8’de, 8 ka­dın Çı­ra­ğan Sa­ra­yı’n­da. Geç kal­ma­yın.”
“Ha­ri­ka… Ora­da ola­ca­ğım.”
Ar­ka ar­ka­ya 8 te­le­fon…
Ön­ce ki­mi ara­dım ha­tır­la­mı­yo­rum… Ama bil­di­ğim bir şey var ki bu ka­dın­la­rın her bi­ri bir­çok er­ke­ğin bi­le gıp­ta et­ti­ği bir ha­ya­ta ve ka­ri­ye­re sa­hip… Ve hep­si ger­çek­ten güç­lü­…

Hep­si de ala­nın­da tek

Sa­ra­y’­ın mer­di­ven­le­rin­de ön­ce İşkadını Özen De­mir­cioğlu gö­rün­dü… Ar­dın­dan Tür­ki­-
ye­’nin ilk ka­dın havayolu yer iş­let­me baş­ka­nı Gam­ze De­mir­bi­lek… Son­ra CHP İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Şa­fak Pa­vey ve ti­yat­ro­nun dua­yen is­mi Ay­la Al­gan gel­di… Dün­ya­nın tek ka­dın futbol maç yönetmeni ve Tür­kiye­’nin ilk ka­dın Ge­nel Ya­yın Yö­net­me­ni Şu­le Be­k­rioğ­lu ise “Ye­tiş­tim ni­ha­ye­t” di­ye­rek gir­di içe­riye…
Tür­ki­ye­’nin en gü­zel ses­li ka­dı­nı Ser­tab Ere­ner, Aras Hol­ding Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Ev­rim Aras, Av­ru­pa Bir­li­ği ile yap­tı­ğı bi­rey­sel ça­lış­ma­lar­la adı­nı du­yu­ran Fi­liz Ay­se­li de ge­lin­ce kad­ro ta­mam­lan­mış ol­du…
Ki­mi der­si­ni ya­rı­da kes­ti, ki­mi de top­lan­tı­sı­nı… Ama her­kes ora­day­dı iş­te…
Kaf­tan Sa­lo­nu ön­ce to­puk ses­le­ri ile son­ra şen ses­ler­le in­le­di… Ha­va­ya mis gi­bi par­füm ko­ku­la­rı sin­di…
Hep­si ala­nın­da tek, hep­si özel ka­dın­lar… Ama bu ma­sa­da sta­tü ve ka­ri­yer­le­ri ile de­ğil ka­dın ola­rak var­lar…
Hep­si­nin ken­di­ne has hi­ka­ye­si var el­bet­te… Ve ta­bi­i ki önü­müz­de­ki gün­ler­de si­ze hep­siyle il­gi­li özel not­lar ak­ta­ra­ca­ğım…
Ama bu­gün 8 Mart Dün­ya Ka­dın­lar Gü­nü… Ve bu­gün bu ma­sa­da­ki 8 isim yal­nız­ca ka­dı­nı, ka­dın ol­ma­yı ko­nuş­mak için bir ara­ya gel­di…

Şid­de­ti na­sıl ön­le­riz?

Ka­dın söz ko­nu­su olun­ca ne­den­se hep ez­be­re ko­nu­şu­ruz de­ğil mi? Acı­lar bi­le da­ha biz ya­şa­ma­dan öğ­re­ti­lir bi­ze… Ka­nık­sa­rız, ol­ma­dı ez­ber­le­riz…
Pe­ki ger­çek­ten böy­le mi?
Ya­ni ka­dın ol­mak acı­yı ya da şid­de­ti ya­şa­ma­ya mah­kum ol­mak de­mek mi?
Pe­ki son 10 se­ne­de yüz­de 1400 ar­tan ka­dı­na yö­ne­lik şid­de­ti na­sıl ön­le­riz?
İş­te Tür­ki­ye­’nin ba­şa­rı­lı 8 ka­dı­nı ve an­lat­tık­la­rı…
So­run ne­re­de ya da kim­de?

Ser­tab Ere­ner: Ev­ren­sel bir so­run bu… Ka­dın­lar me­se­le­yi da­ha ku­ral­lar sil­si­le­si ya­zı­lır­ken kay­bet­miş­ler… Çün­kü bu ku­ral­la­rı er­kek­ler yaz­mış…
Ve er­kek so­nun­da ken­di yaz­dı­ğı ku­ral­lar­dan da güç ala­rak yö­nü­nü oğ­lu­na çe­vir­miş…

 

 

 

Şu­le Bek­ri­oğ­lu: So­run ka­dın­da… Çün­kü ka­dın ken­di ya da ken­di cin­si için mü­ca­de­le et­mi­yor… Hat­ta ba­zen kar­şı­sın­da­ki­ni bi­le şid­de­te ka­dın yön­len­di­ri­yor…
Bi­linç­siz ka­dın, hak­la­rı­na sa­hip çı­ka­ma­dı­ğı gi­bi ken­di­ni de döv­dü­rü­yor…
Ka­dın ma­aşı­nı alı­yor, ak­şa­ma ge­li­yor pa­ra­yı ko­ca­sı­nın eli­ne bir ­bir sa­yı­yor…
Ko­ca da an­ne­sin­den harç­lık al­mış ço­cuk gi­bi pa­ra­yı alıp ar­ka­daş­la­rıy­la iç­me­ye gi­di­yor…

20 yıl­dır bir­çok ka­dın ku­ru­lu­şun­da gö­nül­lü ça­lı­şan ve ka­dın­la­rın eko­no­mik öz­gür­lük­le­ri­ne ka­vuş­ma­la­rı için mic­ro kre­di­ye des­tek ve­ren Özen De­mir­cioğlu ola­ya fark­lı ba­kı­yor.
Bu işin te­me­lin­de an­ne eği­ti­mi var… An­ne­ler da­ha ço­cuk­luk dö­ne­min­de ev­lat­la­rı­nı ayırt edi­yor­lar… Kız ço­cuk­la­rı­na “ha­yı­r” der­ken er­kek ço­cuk­la­rı­na ta­viz ve­ri­yor­lar… Er­kek­le­ri ay­rı­ca­lık­la­rı ol­du­ğu­na ina­ndıra­rak bü­yü­tü­yor­lar…

Ay­la Al­gan: Ba­ba fak­tö­rü­nü unut­ma­ya­lım… Ço­cuk 12 ya­şı­na ka­dar ter­cih­le­ri­ni ya­par… Da­yak atan bir ba­bay­la bü­yü­yen ço­cu­ğun bi­lin­çal­tı bu şid­de­te aşi­na olu­yor ve ile­ri­de de bu­nu uy­gu­la­mak­ta sa­kın­ca gör­mü­yor…

 

 

 

Şa­fak Pa­vey: Ja­pon­ya­’da 1888’de ka­dın­lar yüz­de 100 oku­ma yaz­ma bi­lir­ken 2013 yı­lı Tür­ki­ye­si­’n­de biz hâ­lâ kız ço­cuk­la­rı­nı oku­la gön­der­me kam­pan­ya­sı ya­pı­yo­ruz… İm­pa­ra­tor­luk­tan ge­len iki ül­ke… Ka­dı­na iki fark­lı ba­kış…
Ya­ni eği­tim­li ka­dın­lar acı çek­mi­yor ya da şid­det gör­mü­yor öy­le mi?
Bu­ra­da Fi­liz Ay­se­li gi­ri­yor dev­re­ye… Tür­ki­ye ve Av­ru­pa­’da AB ile bir­çok or­tak ça­lış­ma­yı yü­rü­ten Ay­se­li in­sa­ni eği­tim­ler­de bi­re­ bir ta­nık ol­du­ğu tec­rü­be­le­ri­ni pay­la­şı­yor…

 

 

Fi­liz Ay­se­li: Ge­ce­kon­du­lar­da ve kır­sal­da çok cid­di bir so­run var ama ka­dı­nın ka­ri­ye­ri ar­tık­ça ai­le içi şid­det çok da­ha faz­la ar­tı­yor… Ve bu ko­num­da, bu du­rum­la ya­şa­yan ka­dı­nın du­ru­mu çok da­ha kö­tü… Çün­kü ge­ce­kon­du­da ya­şa­yan ka­dın bir şe­kil­de ba­ğı­ra­rak se­si­ni du­yu­ra­bi­li­yor. Ama eği­tim­li ve ka­ri­yer­li ka­dın bu şid­de­ti ifa­de ede­mi­yor…

 

Ay­la Al­gan: Ben öy­le bir pro­fe­sör bi­li­yo­rum… Şid­det gö­rü­yor ve söy­le­ye­mi­yor…

Ne­den?

Ay­la Al­gan: Çün­kü ka­dın iti­ba­rı­nı kay­bet­mek­ten en­di­şe edi­yor… Üni­ver­si­te­de öğ­re­tim üye­si olan ve şid­det gö­ren bir ka­dın ya­şa­dık­la­rı­nı söy­le­ye­mi­yor… Ka­dın bu­nu ifa­de et­se er­te­si gün oku­la gel­di­ğin­de ya­şa­ya­cak­la­rın­dan da­ha çok kor­ku­yor… İti­ba­rım sar­sı­lır öğ­ren­ci­le­rim sö­zü­mü din­le­mez di­yor… Ya­ni ko­nu kom­şu ne der du­ru­mu­nun fark­lı bir ver­si­yo­nu…
O za­man ka­dın­lar için baş­ka şid­det tür­le­ri de söz ko­nu­su?

Özen De­mir­ci­oğlu: As­lın­da çok cid­di hem duy­gu­sal hem eko­no­mik şid­det var. Eği­tim­li ka­dın­la­rın yüz­de 90’ı şid­det gö­rü­yor… Bu ka­dın­lar eko­no­mik ve duy­gu­sal şid­de­te ma­ruz ka­lı­yor­lar… Güç­lü ka­dın­lar güç­süz olan­la­ra sa­hip çık­ma­lı…

 

 

Fi­liz Ay­se­li: Tür­ki­ye­’de bü­yük bir ço­ğun­lu­ğun çev­re­sin­den bel­ki ken­di­sin­den bi­le giz­le­di­ği bir şid­det de­ne­yi­mi var.
Şid­de­tin gös­te­ril­me bi­çim­le­ri bir­bi­rin­den fark­lı. Fi­zik­sel ve ruh­sal ola­rak şid­det uy­gu­la­ya­bi­lir­si­niz. Eko­no­mik şid­det un­sur­la­rı­nı kul­la­na­rak yok­sun­luk­la da ki­şi­le­re şid­det uy­gu­la­ya­bi­lir­si­niz. Bu nok­ta­da Tür­ki­ye­’nin her ilin­de fark­lı bir şid­det un­su­ru gö­re­bi­li­riz.

 

Gam­ze De­mir­bi­lek ise ola­ya da­ha gün­cel yak­la­şı­yor…
Sa­de­ce bir­bi­ri­ni ta­nı­yan in­san­lar mı şid­det uy­gu­lu­yor?.. İn­san­la­rın ka­dı­na ge­nel ola­rak bir ön­ya­r­gı­sı var… En gün­cel ör­nek tra­fik… Ka­dı­nın araç kul­lan­dı­ğı­nı gö­ren er­kek sü­rü­cü­nün ha­re­ket­le­ri bir an­da de­ği­şi­yor… San­ki adam ha­ya­ta olan bü­tün öf­ke­si­ni siz­den çı­kar­mak is­ti­yor… He­pi­miz bu­nu ya­şa­mı­şız­dır…

 

 

Ev­rim Aras: Şid­de­te na­sıl bak­tı­ğı­nı­za da bağ­lı ta­bi­i… Olay­la­ra bi­raz dı­şar­ıdan ba­kar­sa­nız an­lı­yor­su­nuz… As­lın­da en bü­yük şid­det in­sa­nın ken­di­si­ne yap­tı­ğı şid­det… Si­ga­ra iç­mek ­de bir ne­vi in­sa­nın ken­di­ne za­rar ver­me eği­li­mi de­ğil mi? De­mek ki bu da bir şid­det…
Söz eko­no­mik öz­gür­lü­ğe ge­li­yor. İs­tih­dam­da du­rum ne?

 

Fi­liz Ay­se­li: Tür­ki­ye­’de­ki ka­dın is­tih­dam oran­la­rı­nı AB ül­ke­le­ri ile kar­şı­laş­tır­dı­ğı­nız­da so­nuç va­him… En kö­tü ül­ke­ler­den bi­ri­yiz… Ka­dın­la­rın yer al­dık­la­rı alan­la­ra bak­tı­ğı­mız da gün geç­tik­çe art­ma­sı­na rağ­men, so­nuç­lar hâ­lâ ye­ter­siz. Ken­di­mi­zi avut­tu­ğu­muz ve ba­şa­rı say­dı­ğı­mız oran­lar, di­ğer ül­ke­le­re gö­re utanç ve­ri­ci dü­zey­de…
İs­tih­dam ça­lış­ma­la­rı ya­pıl­mı­yor mu?

Fi­liz Ay­se­li: Ya­pı­lı­yor… Ka­dın­la­rın is­tih­dam alan­la­rı ta­rım ve hiz­met sek­tö­rü…
Ta­rı­ma da­ya­lı is­tih­dam­da da ka­yıt dı­şı ile kar­şı­la­şı­yor­su­nuz…
Hiz­met sek­tö­rün­de ise an­cak ara ele­man ola­rak yer bu­la­bi­li­yor­su­nuz… Çok ni­te­lik­li iş­ler­de ise hâ­lâ bir ka­dın­la kar­şı­laş­ma­nız çok zor…
Kaç ta­ne ka­dın rek­tör var… Ya da kaç ta­ne ka­dın be­le­di­ye baş­ka­nı sa­ya­bi­lir­si­niz ki… Pe­ki kaç ka­dın mil­let­ve­ki­li var…

Şa­fak Pa­vey: Va­li­yi say­ma­yı unut­tu­nuz… Kaç ka­dın va­li var Tür­ki­ye­’de… Siz dev­le­tin ku­rum­la­rın­da ka­dı­nı yap­tı­ğı­nız ata­ma­lar­da yük­selt­mez­se­niz, ka­dın var di­ye­bi­lir mi­si­niz? Di­ye­mez­si­niz… Ka­dı­nı yük­sek ka­de­me­ye ata­maz­sa­nız ka­dın za­ten yok­tur…
Bu ta­ma­men si­ya­si par­ti­ler üs­tü bir du­rum…
Pe­ki ya is­ti­hdam sü­rek­li­li­ği…

Fi­liz Ay­se­li: Sağ­la­na­mı­yor… Çün­kü ka­dı­nın do­ğur­gan­lık gö­re­vi bir an­da kar­şı­sı­na çı­kı­yor… Ka­dın ka­ri­ye­ri­ne ara ve­ri­yor ve do­ğum ya­pı­yor… Do­ğum iz­ni­ni alan ka­dın son­ra­sın­da işi­ne dön­dü­ğün­de hiç­bir şey es­ki­si gi­bi ola­mı­yor… Za­ten bir­ço­ğu da ge­ri dö­ne­mi­yor… “Ço­cuk yap” de­ni­yor ya­pı­yor­sun ama pa­ra yok…
Ço­cuk yar­dı­mı?

Fi­liz Ay­se­li: 27 li­ra… Ya­ni ka­dı­nın ka­ri­ye­ri ve do­ğum yap­ma­sı için ko­lay­laş­tı­rı­cı hiç­bir des­tek yok as­lın­da…
Oy­sa sü­rek­li kı­yas ka­bul et­ti­ği­miz Av­ru­pa ül­ke­le­rin­de du­rum böy­le de­ğil. Da­ni­mar­ka, Hol­lan­da gi­bi ül­ke­le­re bak­tı­ğı­nız­da bu ra­kam­la­rın ne ka­dar cez­be­di­ci ol­du­ğu­nu gö­rü­yor­su­nuz.
Ga­li­ba bu­ra­da so­run bo­yut de­ğiş­ti­ri­yor?

Şa­fak Pa­vey: As­lın­da so­run en ba­şın­da yan­lış al­gı­la­nı­yor… Asıl he­de­fin ya­şam şart­la­rı­nın yük­sel­ti­lme­si ol­ma­sı ge­re­kir­ken nü­fu­sun yük­sel­til­me­si he­def alı­nı­yor… Ba­kın gü­nü­müz­de ne ya­zık ki sık­ça kar­şı­laş­tı­ğı­mız iş­çi ölüm­le­ri bi­le ka­dı­nı ve ço­cu­ğu ne ka­dar zo­ra so­ku­yor…
Na­sıl?

Şa­fak Pa­vey: 5-10 ço­cuk­lu ai­le­le­rin iş ka­za­sı­na kur­ban gi­den ba­ba­la­rı­nın ar­ka­la­rın­da ne ka­dar acı bir tab­lo bı­rak­tık­la­rı­nın far­kın­da mı­yız?
Sa­de­ce ocak ayın­da ölen iş­çi sa­yı­sı 68… 2002 yı­lın­dan 2012 yı­lı­na ka­dar 10 bin 500 iş­çi ha­ya­tı­nı kay­bet­miş… Sa­vaş­lar­dan, si­ya­si şid­det­ten da­ha çok in­san kay­bet­mi­şiz…
Evet, bir ha­yat kay­bo­lu­yor bu çok acı… Ama ge­ri­de ka­lan ka­dı­nın ve o ka­dar ço­cu­ğun ya­şa­ma ni­te­li­ği çok da­ha önem­li de­ğil mi?
İn­san ha­ya­tın­dan da­ha de­ğer­li bir şey yok…
Ama o ha­ya­tın ne ka­dar iyi ve ni­te­lik­li ol­du­ğu da çok da­ha önem­li…

Ser­tab Ere­ner: Olay­la­ra ba­kış açı­sı ta­ma­men top­lum­sal ben­ce… San­ma­yın ki yurt dı­şın­da ölüm­ler, te­ca­vüz­ler, ça­re­siz­lik­ler yok…

Şa­fak Pa­vey: Evet ora­da da şid­det ve te­ca­vüz cid­di se­vi­ye­de… Ama ora­da bi­rey­sel acı­lar çok önem­li ve de­ğer­li.
Bu­ra­da ise ka­dı­nın bi­rey­sel acı­sı ve o şid­det­ten ya­şa­dı­ğı acı önem­li de­ğil…
Bu­ra­da ma­hal­le­de­ki na­mus kav­ra­mı, Ay­şe­’nin, Fat­ma­’nın ya­ni ka­dı­nın ya­şa­dı­ğı acı­dan çok da­ha de­ğer­li.
Ye­mek bo­yun­ca kâh gül­dük, kâh ters düş­tük… Ne var ki sö­zün so­nu çö­züm ko­nuş­ma­ya ge­lin­ce her­kes ay­nı ye­re ba­kı­yor­du… Gör­dük­le­ri şey in­san­dı…
Ser­tab Ere­ner: Ben­ce tek çö­züm ye­ni­den bi­rey ol­du­ğu­mu­zu ha­tır­la­ma­k… Tüm ha­yat so­rum­lu­lu­ğu­mu­zun ken­di­miz­de ol­du­ğu­nu unut­ma­ma­lı­yız…
On­lar-biz­ler ay­rı­mı oluş­ma­ya baş­la­dı… Er­kek, ka­dın de­dik­çe bu du­rum için­den çı­kıl­maz bir hâl alı­yor. Kadını in­san ola­rak ele alıp ne­ye hak­kı ol­du­ğu ve ne­ye hak­kı ol­ma­dı­ğı­nı an­lat­mak ge­rek…

Şa­fak Pa­vey: Ben­ce kül­tür dö­nü­şü­mü çok önem­li… Sa­de­ce ka­nun­la­rı ya­pa­rak, ka­dı­na hak­la­rı­nı öğ­re­te­rek, sa­de­ce ka­dı­nı eği­te­rek ol­maz bu iş…
Kül­tür dö­nü­şü­mü de top­lu­mun şid­det gö­ren ta­ra­fı­nı eği­tip şid­de­ti uy­gu­la­ya­nı bı­rak­mak­la ol­maz…
Ger­çek­ler­le yüz­leş­me­li­yiz…
Cu­ma na­maz­la­rın­da ka­dı­na şid­det kı­nan­sın…

Ev­rim Aras: İn­san­la­ra ken­di­le­ri­ni sev­me­yi öğ­ret­me­li­yiz… Bas­ma ka­lıp öğ­re­ti­ler­den sıy­rı­lıp ken­di­le­ri­nin ne ka­dar de­ğer­li ol­duk­la­rı­nı an­lat­ma­lı­yız… Ya­pa­bi­le­cek­le­ri­ni keş­fet­tir­me­li­yiz… Her­kes ken­di ya­la­nı­nı ya­şı­yor… Ben­ce asıl sorun şu; ken­di­mi­zi ve bir­bi­ri­mi­zi sev­me­yi unut­tuk ön­ce bu­nu çöz­me­li­yiz…

Fi­liz Ay­se­li: Eği­tim­ler­de “De­ğiş­me­ye ha­zır mı­sı­nız?” di­ye so­ru­yo­rum… Çün­kü an­lat­tık­la­rı­mız on­la­rın ye­ni­den iç­le­ri­ne dön­me­le­ri­ni ken­di­le­ri­ni ye­ni­den keş­fet­me­le­ri­ni sağ­lı­yor. Bu da baş­tan ba­şa bir de­ği­şim de­mek… So­kak de­ği­şi­mi ka­bul eder­se ba­şa­rı ge­lir.. Top­lum ger­çek­ten is­te­mez­se siz ona ne ve­rir­se­niz ve­rin o tek­rar özü­ne dö­ne­cek­tir.

Şu­le Be­krioğ­lu: Çö­züm mü­ca­de­le­ci ol­mak­tan ge­çi­yor… Bir­bi­ri­mi­ze sa­hip çı­ka­lım, ön­ce biz ya­dır­ga­ma­yı bir ke­na­ra bı­ra­ka­lım… Ka­dın ön­ce ken­di­ni bil­me­li… Ai­le­si­ne gü­ven­di­ği ka­dar ken­di­ne de gü­ven­me­li…

Özen De­mir­ci­oğlu: Çok doğ­ru, bu ka­dın­lar­la bu­lu­şul­ma­lı… Ka­dın­la­ra hak­la­rı­nı ve ya­şa­ya­bi­le­cek­le­ri ni­te­lik­li ha­ya­tı ge­re­kir­se ti­yat­ro­lar­la an­lat­malıyız…

Ay­la Al­gan: Biz bu bi­linç­le ye­ni bir pro­je ha­zır­lı­yo­ruz… Ya­şan­mış ger­çek bir hi­ka­ye­den esin­len­dik…
Ana­do­lu­’da ya­şa­yan kız ço­cuk­la­rı­nın ve ka­dın­la­rın ya­şa­mak, oku­mak için ver­dik­le­ri mü­ca­de­le­yi an­la­ta­ca­ğız…
Ev­de­ki tek ayak­ka­bı ile sı­ray­la oku­la gi­den iki kar­de­şin öy­kü­sü ola­cak… 12 ya­şın­da­ki kız ço­cu­ğu­nu ev­len­dir­me­le­ri, o sı­ra­da ya­pı­lan pa­zar­lık ve da­ha bir­çok de­ta­yı se­nar­yo­laş­tır­dık…
Her­kes gör­sün ve an­la­sın…
Bu sı­ra­da ma­sa­da­ki tüm ka­dın­la­rın gö­zü bi­ze ser­vis ya­pan gen­ce­cik Se­da­’ya ta­kıl­dı. CHP Milletvekili Şa­fak Pa­vey ses­len­di… “Pe­ki Se­da, sen­ce şid­de­ti ön­le­mek na­sıl müm­kün olur?” He­nüz 20 ya­şın­da Se­da… Hem ça­lı­şı­yor hem oku­yor… İri iri açıp göz­le­ri­ni ko­nuş­ma­ya baş­la­dı… Tit­re­yen se­si ile son sö­zü o söy­le­di…
Ben ka­dı­na şid­de­ti ön­le­me­nin yal­nız­ca ka­dı­nı ya da er­ke­ği eğit­mek­le müm­kün ol­ma­dı­ğı­nı dü­şü­nü­yo­rum… Ka­dı­na şid­det uy­gu­la­yan er­kek, ço­cu­ğu­na şid­det uy­gu­la­yan ise ka­dın… Bu de­mek olu­yor ki şid­det, iç­sel bir gü­dü ve te­da­vi­si zor bir has­ta­lık…
Bu hastalıktan ger­çek­ten kur­tul­mak için hep bir­lik­te “in­sa­ni­” bir te­da­vi­ye ih­ti­ya­cı­mız var diye düşünüyorum…